|
Gönlümün sesleri...
|
| violet |
Mesaj Tarihi 10.03.2010 16:51
|

Kıdemli Üye

Mesaj Sayısı: 1074
Katılım Tarihi: 04.05.09
|
Uyandığında her sabah
Işıldasın gözlerin
Sevgiyle dolsun yüreğin
Düşünmelisin Ay ile Güneş'i
Birbirlerine tutkunluklarını
Sen de tutunmalısın tıpkı Ay ile Güneş gibi
Sarılmalısın hayata bırakmamacasına
Sevgiyi,dostluğu dilemelisin
Hem kendin,hem de güzel insanlık için
Mutlu olmalı yürek mutluluklarıyla
Hüzün dolmalı acılarını gördükçe gözler
Tek olmamalısın,yalnız sen!
Farkına varmalısın;garibanın,aç,çıplak ve yalnızın
Bir tutmalısın beyninle tüm yürekleri
Sevgiyle beslemelisin kalbini
Sevgi ve dostluk adına;
Güzel çiçekler açtırmalısın;
Tüm dünyanın,tüm güzel insanlarına...
violet tarafından eklenilen resim:
 [8.67Kb]
Düzenleyen violet Düzenleme Tarihi: 10.03.2010 16:52

DÖNDÜÜÜÜÜÜM V I O L E T |
| |
|
|
| violet |
Mesaj Tarihi 11.03.2010 14:26
|

Kıdemli Üye

Mesaj Sayısı: 1074
Katılım Tarihi: 04.05.09
|
Ey ecel!...Gel şimdi;Dünya,gözüme zindandır.Alem ne hoş idi,sevgili varken;yok madem ki sevgili,yok olsun var olan alem.Ey canım! Hasta bedene veda et. Ey gamım! susamış ruhuma elveda oku.Ey ölüm! seni özlüyorum,gel! Vucüduma yokluktan bir haber ver.Aynamı pastan temizle, O'nu göreyim! engel ne ise kaldır aradan ki O'na varayım.
Allahım! Artık bana cismü can gerekmez!Sevgili yokken cihan gerekmez.Dünya pazarında malım tükendi.Canımı satmaya başka bir pazar ver!
Efsane aşık,gönlünün sırrını böyle açığa vurunca,Allah'ın takdiri uygun düştü.Ecel sürahisinden aşk meyini içti,sevgilisinin kabrini kucakladı ve canını o kabre adak etti.Aşk şehidinin şahadeti ve son kelimesi sevgilisinin adı oldu:Leylaaaa!'
İSKENDER PALA...
violet tarafından eklenilen resim:
 [13.07Kb]
Düzenleyen violet Düzenleme Tarihi: 11.03.2010 14:30

DÖNDÜÜÜÜÜÜM V I O L E T |
| |
|
|
| violet |
Mesaj Tarihi 12.03.2010 13:28
|

Kıdemli Üye

Mesaj Sayısı: 1074
Katılım Tarihi: 04.05.09
|
KENDİNİ GETİR BANA GELİRSEN
Gelirsen pırıl pırıl bakışlarınla gelmelisin
Ve mutluluğu asmalısın sağ omzuna.
Bakışlarınla kan dökmemelisin gelirsen,
Kinden,nefretten,her türden tuzaktan arınarak çıkmalısın yola.
Hayatı taşıyacak kadar yürekli olmalı küçük parmakların,
Avuçlarının içiyse her dem ıslak olmalı.
Gelirsen parçalayıp yeni bir evren yaratmam için,
Tek bir yıldız getirmelisin bana.
Gelirsen sözlerini getirmelisin,
İçinde şatolar yaptırıp,
Kaybolacağım kadar engin gözbebeklerini de almalısın yanına.
Gelirken bir ceylanı bile kıskançlık intiharlarına sürükleyecek kadar
Nefis süzülüşlerini getirmelisin bana.
Yürek titreten gülüşlerini almalısın gelirsen,
Ve akmalısın yüreğime daha ilk sözcük için hazırlık yaptığın anda.
Tanrı'nın şaheserlerinden biri olan
O öpülesi yanaklarınla gelmelisin,
Ve ardında bıraktığın tüm sözcükleri silerek hafızandan.
Acıyı bal eylemeyi bilerek gelmelisin,
Ve hesapsızlıkların bile hesabını yapmadan çıkmalısın karşıma.
Güneşi getirmelisin gelirsen,
Karanlıkların üzerine çullanmalıyız seninle,
Ve içimize gömmeliyiz güneşimizi.
Hayatla başa çıkabilecek kadar sert,
En küçük kırılmada parçalanacak kadar yumuşacık
Bir yürekle gelmelisin bana gelirsen.
Minicik öykülerinle gelmelisin.
Bir kedi kadar sessiz,
Bir kaplan kadar yırtıcı olmalısın yola çıktığın andan itibaren.
Aldırma sen yukarıda istediklerime sakın,
Gelirsen sadece kendini getir bana...
violet tarafından eklenilen resim:
 [4.79Kb]

DÖNDÜÜÜÜÜÜM V I O L E T |
| |
|
|
| violet |
Mesaj Tarihi 13.03.2010 01:17
|

Kıdemli Üye

Mesaj Sayısı: 1074
Katılım Tarihi: 04.05.09
|
Zulmü alkışlayamam, zâlimi asla sevemem;
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
Biri ecdâdıma saldırdı mı, hattâ boğarım!..
- Boğamazsın ki!
- Hiç olmazsa yanımdan kovarım.
Üç buçuk soysuzun ardında zağarlık yapamam;
Hele Hak nâmına haksızlığa ölsem tapamam.
Doğduğumdan beridir âşıkım istiklâle,
Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lâle!
Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?
Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!
Kanayan bir yara gördüm mü yanar tâ ciğerim,
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!
Adam aldırma da geç git, diyemem aldırırım.
Çiğnerim, çiğnenirim, Hakkı tutar kaldırırım!
Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu...
İrticâın şu sizin lehçede ma'nâsı bu mu?
Mehmet Akif Ersoy 

DÖNDÜÜÜÜÜÜM V I O L E T |
| |
|
|
| violet |
Mesaj Tarihi 13.03.2010 11:59
|

Kıdemli Üye

Mesaj Sayısı: 1074
Katılım Tarihi: 04.05.09
|
KADINLARI ANLAMAK MÜMKÜNMÜDÜR???
İltifat edersiniz yalan der, etmezseniz bırakır gider.
Her isteğine evet derseniz karaktersiz olursunuz, karşı çıkarsanız anlayışsız.
Çok yanına giderseniz usandım der, az giderseniz küser.
İyi giyinirseniz çapkınsın der, dikkat etmezseniz zevksizlikle suçlar.
Kıskanırsınız huyun kötü der, kıskanmazsınız sevmiyorsun der.
Siz bir dakika geç kalın kıyamet kopar, kendisi bir saat gecikirse bunda ne var der.
Arkadaşınızla buluşursunuz adı ihmal olur, o buluşur "Bizim kızlar" olur.
Siz başka kadına bakacak olsanız gözleriniz oyulur, başka bir adam ona baktığında adı hayranlık konur.
Konuştuğunuz anda dinlemenizi ister, dinlediğiniz anda "Neden konuşmuyorsun?" der
Kısacası... Sade ama çok karışık.
violet tarafından eklenilen resim:
 [82.6Kb]
Düzenleyen violet Düzenleme Tarihi: 13.03.2010 12:00

DÖNDÜÜÜÜÜÜM V I O L E T |
| |
|
|
| violet |
Mesaj Tarihi 14.03.2010 12:03
|

Kıdemli Üye

Mesaj Sayısı: 1074
Katılım Tarihi: 04.05.09
|
Bu linkten klibini izleyebilirsiniz...
http://www.cenia....F/d-x9lwi2
Türkiye'de İstanbul ne ise,
İstanbul'da gece ne ise,
Gecede yürümek ne ise,
Yürürken düşünmek ne ise,
Seni unutamamacasına düşünmek ne ise,
Unutmamanın anlamı ne ise,
Seni sevmek ne ise,
Saklayayım, yok söyleyeyim derken
Birden aşka düşmek ne ise.
Her neyse ...
Özdemir ASAF
Düzenleyen violet Düzenleme Tarihi: 14.03.2010 20:44

DÖNDÜÜÜÜÜÜM V I O L E T |
| |
|
|
| snms |
Mesaj Tarihi 17.03.2010 00:34
|

Saygın Üye

Mesaj Sayısı: 378
Katılım Tarihi: 29.09.09
|
Baş ucumda duran resmine bakıyorum uyanır uyanmaz..Yokluyorum yokluğunu..Sıcaklığını hissediyorum yanı başımda..Her sabah ben, seni yaşıyorum titrek ellerimle..Balkona çıkıyorum sonra..Açılan tahta kapının gıcırtısı..Hava kapalı bugün..Bulutlarda ben kadar hüzünlü anlıyacağın..Kuşların cıvıltısı var uçuşan..Nispet yaparmış gibi!..Birlikte diktiğimiz söğüt ağaçlarının uğultusu da..Her köşede olmak zorunda mısın sen?..Her neye baksam, her neyi işitsem sen olmak zorunda mısın orda?..Sessizce izledim sensiz bir sabahı işte..Üşüyüp girdim bugün de içeri..
Gözüm ilişti..Güzelliğini ıspatlayan o kenarı işlemeli büyük aynaya..Büyümüşüm gibi bakıyor aynalar artık..Geçip karşısına çocuksu gözlerle süzüyorum kendimi..Saçlarım dökülüyor tel tel..Beyaz beyaz..Gözlerim mi?..Onlarda eskisi gibi göremiyor artık geride bıraktığın hatıraları..Radyoda çalan şarkımızı bile zor işitir oldum..Hele ki sözleri ezberimde!..Sen yoksun artık..Alnımda, yüzümde çizgiler var oysa ki..Her biri seninle birlikte yaşanmış hayattan birer iz..Üzülmüyorum hiç!..
Dışarı çıkıyorum öğleden sonra..Boğazın kenarında martıları dinliyorum uzaklardan..Dalgın dalgın bakıyorum denize..Sende olsaydın ah!..Birlikte el ele yürüdüğümüz yoldan geçiyorum eve dönerken..Köşe başında durup dinleniyorum..Mahallenin çocukları top koşturuyor..Hatırlar mısın?..Nasılda korkarlardı bahçeye toplarını kaçırınca..Bi seferinde gülleri kırmışlardı..Sende çok kızmıştın..
Akşam oluyor..Kanepede uyuklarken sen çöküyorsun odaya..Yüzüğünü okşuyorum sen gibi..Giderken bıraktığın emanetin hala parmağımda..İçimden gelmedi onuda, seninle birlikte mezara koymaya..
Fısıldırıyorum sana!..Bir gün daha bitti sensiz..Sensizlikten bir gün daha çıkartıyorum..Sensizlikte bir gün daha yaşlanıyorum..
Kapat Gözlerini..
Ömür boyu kalır mısın yanımda,
Yoksa ölüm boyu kahır mısın hayatıma?
Canıma et misin?
Canımdan etmeye sebep mi? |
| |
|
|
| snms |
Mesaj Tarihi 17.03.2010 19:59
|

Saygın Üye

Mesaj Sayısı: 378
Katılım Tarihi: 29.09.09
|
Seni terk ediyorum, aklımda kuşlar var.
Seni terk ediyorum, yazgımda kışlar var.
Çocukların uykusunu böler bu lanet şehir.
Mahrem bölgende bu şehre benzeyen bir ben var!
Payımıza düşen hep kir, kir, kir...
Seni terk ediyorum sevgilim, daha fazla dibe düşmemek adına,
daha fazla dibine düşmemek namına...
Evet.
Seni terk ediyorum.
Seni annenin ince uçlu bir yüzyılla
ince uçlu bir tığla çeyizin için işlediği gri cinayetlerin ortasında
ipek kokan dudaklarımla öptüm.
Seni benden önce dudaklarım gördü.
Seni benden önce başkaları ördü.
Bakışından öptüm.
Ürktüm
ürktüm
ürktüm...
Tüm olay mahallerini kendime diktim acıtarak etimi!
Tüm delilleri sana kilitledim sancıtarak rahmini!
Seni terk ettim.
Artık kendi kuşlarına mezar alzheimer bir göktüm.
Aklım mı?
Unut onu!
Savaş meydanlarında en çok ben öldürüldüm!
Şehrin çehresine kan gibi çöken ayrılığın gözlerine
perde diye kitap indiriyor tanrısız melekler.
Ben rakıyı biraz kaçırınca
ben acıyı keskin yarıklarımla korkutup kaçırınca
dünyadır diye kendi göğümden kalkıp dudaklarına kaydım.
Sahi, filmlerde gördüğümüz Kadıköy müdür bu?
Tüm tuzlu sular kanayan kalbimize mi boşalır?
Oysa ben seni
tanımadığım kara parçalarında sahipsiz bir İstanbul sandım!
Ben seni terk ettim!
Aylar gibi.
O ayların içindeki hastalıklı günler gibi
düşen uçakta yolculara hâlâ sakin olmaları gerektiğini söyleyen pilotun
ölmeden önce kendini seviştiği hostesin jartiyeriyle asmak istemesi gibi zevkli intihar denemeleri.
Onlar gibi: Kaza gibi;
Neden serin sularda bu kadar acıklı oluyor sevişmelerin sonu?
Hep onlar gibi, hep.
Seni terk ettim.
Aklım mı?
Unut onu!
O oynanan her aşk kumarında büyük sayıların arkasına gizlenirken
ben yektim.
- Ey İstanbul! Yanyana yürümeyelim biz seninle. Kanımı geri ver!
Sevişirken evrim geçiriyor bana verdiğin melek, yatağımda acılarımı kemiren bir emir olmuş.
Sürekli gitmen gerek emirleri yağıyor merkez büstüme.
Kanımı geri ver! Kanımı geri ver!
Yıkma bu savaşı benim üzerime!!! Yıkma bu savaşı benim üzerime!!!
Elleriyle seviştiğim kadın mor düşüyle bir melek olmuş.
Herkes mutsuz, herkes avare. Herkes bıkmış beynimde zikredilen olmaktan.
Kanımı geri ver dedim.
müşkülpesent kalmışım kanamaktan!
Biliyorum, biliyorum...
Ben... Ben seni terk ettim.
Sana çeyizine hediye getirir gibi marazlı bir bahar getirdim.
Uçurumlar getirdim.
Seni tüm filmlerden çok daha fazla ağlattım otobüs gelmeyen garlarda
Seni burada yolcu beklenmez diyen bekçiden çok daha fazla sinirlendirdim
çok daha fazla üzdüm.
Karanfil koktuk... Dalsız kaldık. Dilsiz kaldık.
Ben orada, tanrı tarafından tutulmamak üzere verilmiş bir sözdüm.
Sevgilim, geçmişim beni terk ediyor.
Öyle bir beddua saplamışsın ki bu savaşta etime
her yanımdan hiç durmayan
hiç bıkmayan
hiç usanmayan bir sen damlıyor...
Aklım mı?
Unut onu!
Unut onu!
O yüzsüz bir misafir, hep sende kalıyor...
Ömür boyu kalır mısın yanımda,
Yoksa ölüm boyu kahır mısın hayatıma?
Canıma et misin?
Canımdan etmeye sebep mi? |
| |
|
|
| violet |
Mesaj Tarihi 20.03.2010 17:04
|

Kıdemli Üye

Mesaj Sayısı: 1074
Katılım Tarihi: 04.05.09
|
KARL MARX'IN AŞKI
Eşine Yazdığı Mektup
yürekten sevdiğim,
sana gene yazıyorum çünkü yalnızım ve çünkü kafamın içinde seninle konuşurken senin bunu bilmiyor, ya da bana karşılık veremiyor olmana katlanamıyorum.
kısa süreli ayrılıklar iyi oluyor, çünkü hep bir arada olununca her şey hiç ayırt edilemeyecek kadar birbirine benzemeye başlıyor. yan yana durduklarında kuleler bile cüceleşirken, alelade ve ufak tefek şeyler yakından bakınca kocamanlaşır. küçük tedirginlikler onlara yol açan nesneler göz önünden kaldırıldığında yok olabilir. yan yanalık dolayısıyla sıradanlaşan tutkularsa mesafenin büyüsüyle yeniden büyüyüp doğal boyutlarına dönerler. aşkım da öyle. zamanın aşkımı tıpkı güneş ve yağmurun bitkileri büyüttüğü gibi büyütmüş olduğunu anlamam için senin bir an, sırf rüyada bile olsa, benden koparılman yetiyor. senden ayrılır ayrılmaz sana olan aşkım bütün gerçekliğiyle kendini gösteriyor: o, ruhumun bütün enerjisiyle yüreğimin bütün kişiliğini bir araya getiren bir dev. böylece yeniden insan olduğumu hissediyorum çünkü içim tutkuyla doluyor. araştırma ve çağdaş eğitimin bizi kucağına attığı belirsizlikler ve bütün nesnel ve öznel izlenimlerimizde kusur bulmaya iten kuşkuculuk bizi küçük, zayıf ve mızmız kılıyor. ama aşk -feurbachvari insana aşk değil, metabolizmaya aşk değil, proletaryaya aşk değil- sevdiğine aşk, yani sana aşk, insanı yeniden insanlaştırıyor...
dünyada çok dişi var, kimileri de çok güzel. ama ben, her bir hattı, hatta her bir kırışığı bana hayatımın en büyük ve en tatlı anılarını hatırlatan bir yüzü bir daha nerede bulabilirim? senin tatlı çehrende sonu gelmez acılarımı, yeri doldurulmaz kayıplarımı bile okuyabilir ve senin tatlı yüzünü öptüğümde acıyı öperim.
hoşça kal canım. seni ve çocukları binlerce kere öperim.
senin, karl
manchester, 21 haziran, 1865
Aşka bakın Bu linkten de dinleyebilirsiniz...
http://www.videoi...-izle.html
Düzenleyen violet Düzenleme Tarihi: 20.03.2010 17:06

DÖNDÜÜÜÜÜÜM V I O L E T |
| |
|
|
| violet |
Mesaj Tarihi 26.03.2010 00:51
|

Kıdemli Üye

Mesaj Sayısı: 1074
Katılım Tarihi: 04.05.09
|
Melekler duymuyor sesimi... Karanlık işte...
Yine heryerde sessiz gözyaşlarım...
Keşkeleri yok edemiyor korkuyorum! ! !
İnancım kalmadı benim...
Ve sessizlik hakim geceme... Ve sensizlik...
Ve ben ağlıyorum her geceki gibi... Sessiz sessiz...
Gözyaşlarım akıyor içime...
Damarlarımda dolaşıyor sen'li sensizlikler...
Ve yüreğim bitik...
İçime akıtıyorum ben gözyaşlarımı...
Kimse görmesin,kimse farketmesin diye...
Ve sen yoksun yanımda yine...
Bak! Hayır yanaklarımda arama yaşları, gözlerime bak...
Yüreğime bak usul usul...
Bu şiir senin için Twi
Düzenleyen violet Düzenleme Tarihi: 26.03.2010 00:54

DÖNDÜÜÜÜÜÜM V I O L E T |
| |
|
|
| cansunt |
Mesaj Tarihi 26.03.2010 13:16
|

Faydalı Üye

Mesaj Sayısı: 52
Katılım Tarihi: 12.10.09
|
Bana yok mu?
Tanrı, dolu ellere değil, temiz ellere bakar.. |
| |
|
|
| violet |
Mesaj Tarihi 26.03.2010 15:09
|

Kıdemli Üye

Mesaj Sayısı: 1074
Katılım Tarihi: 04.05.09
|
Bu şiirde size Cansunt hanim 
Yalnızlığa dayanırım da, bir başınalığa asla,
Yaşlanmak hoş değil, duvarlara baka baka.
Bir dost göz arayışıyla,
Saat tıkırtısıyla...
Korkmam geçinip gideriz biz mutlulukla,
Ama;
''Günün aydın, akşamın iyi olsun'' diyen biri olmalı.
Bir telefon çalmalı ara sıra da olsa kulağımda.
Yoksa zor değil, hiç zor değil,
Demli çayı bardakta karıştırıp,
Bir başına yudumlamak doyasıya.
Ama ''Çaya kaç şeker alırsın?''
Diye soran bir ses olmalı ya ara sıra...

DÖNDÜÜÜÜÜÜM V I O L E T |
| |
|
|
| cansunt |
Mesaj Tarihi 26.03.2010 15:12
|

Faydalı Üye

Mesaj Sayısı: 52
Katılım Tarihi: 12.10.09
|
Süpermiş.Şook saol Violetcim
Tanrı, dolu ellere değil, temiz ellere bakar.. |
| |
|
|
| violet |
Mesaj Tarihi 26.03.2010 15:14
|

Kıdemli Üye

Mesaj Sayısı: 1074
Katılım Tarihi: 04.05.09
|
Beğenmene sevindim

DÖNDÜÜÜÜÜÜM V I O L E T |
| |
|
|
| violet |
Mesaj Tarihi 26.03.2010 19:50
|

Kıdemli Üye

Mesaj Sayısı: 1074
Katılım Tarihi: 04.05.09
|
Buda tüm iolp112 sitesine.Umutlarımız hiç bitmesin...
Sadece birkaç gün yaşadı kelebekler;
İnsanın onlarca yıl yaşadığı halde, değerini bilmediği, kısa bulduğu ömre inat, kanatlarındaki Tanrı fırçasından çıkma sanatı gösterdi insanoğluna, kısacık hayatının her anında;
Ve aşkın ne demek olduğunu, insandan daha iyi bildiler;
Aşkın bir ateş olduğunu, yakıp kül ettiğini anladılar ve ateşe pervane oldular.
Dört kelebeği öyküsüdür;
Dört kelebek ateşin gerçek sırrına ulaşmaya karar verirler;
İlk kelebek ateşin uzağından geçip gelir ve şöyle der;
"Ateş aydınlatan bir şeydir."
Bu gerçeğin tam bilgisi değildir;
İkinci kelebek ise ateşe biraz daha yaklaşıp döner ve şöyle der;
"Ateş ısıtan bir şeydir."
Bu da gerçeği anlatmak için eksiktir;
Üçünü kelebek ateşe iyice yaklaşır, alevler kanatlarına değer geçer ve döndüğünde, "işte ateşin gerçek bilgisi" der, "ateş yakıcı bir şeydir."
Dördüncü kelebek bununla yetinmez.
Ateşin çevresinde döner, dolanır, kavrulur ve birden bire ateşin içine dalarak bir an parladıktan sonra, alevlerin içinde görünmez olur;
Ateşin gerçek bilgisini anlayan tek kelebektir o;
Ancak bunun artık diğerlerine anlatacak durumda değildir.
Anlatmasına gerek de yoktur;
Hiç kimse ateşin ne olduğunu başkasının anlatmasından öğrenemez...
Ateşe ancak dokunarak öğrenilir, onun ne olduğu;
Hepimiz bu öyküdeki dördüncü kelebek olmayı düşlüyor ama ömrümüzü diğer üç kelebek gibi tamamlıyoruz.
Sadece birkaç gün yaşadı kelebekler;
Ömrünce gerçek aşkı bulunamayan insana inat; ateşin aşk olduğunu bilerek ve aşk için yanmayı bilerek...
violet tarafından eklenilen resim:
 [7.82Kb]

DÖNDÜÜÜÜÜÜM V I O L E T |
| |
|
|
| violet |
Mesaj Tarihi 28.04.2010 01:08
|

Kıdemli Üye

Mesaj Sayısı: 1074
Katılım Tarihi: 04.05.09
|
insanoğlu;9 ay 10 güne kadar ağlamaz.
10yaşına kadar sevimli yaramaz.
20 yaşında gençliğinin kıymetini anlamaz.
30 yaşında yaşar ama parası olmaz.
40 yaşında anlar ki parasız olmaz.
50 yaşında yolun yarısı kaygılanmaz.
60 yaşında sağı solu belli olmaz.
70 yaşında pek işe yaramaz.
80 yaşında duymaz anlamaz.
90 yaşına kadar muhtemelen yaşamaz.
100 yaşında tarih olur unutulmaz...
YALNIZ; istisnalar kaideyi bozmaz.
violet tarafından eklenilen resim:
 [12.91Kb]

DÖNDÜÜÜÜÜÜM V I O L E T |
| |
|
|
| snms |
Mesaj Tarihi 29.04.2010 10:53
|

Saygın Üye

Mesaj Sayısı: 378
Katılım Tarihi: 29.09.09
|
ZARARIM ZİYANINDIR
Kirpiklerinin repliklerinde,
Sesimin sana vuran geceleride dahil,
Arafı tarafından rafa kaldırılmış,
Saf bir sevdalanmayı boşa sarfetmiş olabilir cahil gözlerin,
Affederim..
Yüz'ük gibi değildir elbet,
Takılmayacaktır yüzsüklük bir parmağa alyans edilip..
Yeşermeyecektir umut tohum gibi,çok killi diye kirli sensiz yarınların toprağına ekilip..
Kalp alyans gibi değil geçirilmez yani bir parmağa yada armağan edilemez bir bakışla veryansın edişlerin sözcük oyalanmalarına,
Doğum gününde bir adamın,
Düğüm gününe her öğün tedarikle bağlanan bir pazar-lığın ertelemesiyle geç kalınmış..
Şimdi sen,
Burada beni terk edersen,
Bundan sonra terk edilebilme ihtimalim olacaktır yine bir başkası tarafından..
Sevilebilirim de başka bir kadının tarafsızlığından..
Zar tutmadım,
Yerden taş çalmadım,
Oynamadım yani Seni severken,sen gibi..
Sevgili,
Hatırla,
''Biraz bakar mısın'' diyen bir kadındın sen bana,
Biraz bakmak mı şimdi benim kabahatim sana?
Ömür boyu kalır mısın yanımda,
Yoksa ölüm boyu kahır mısın hayatıma?
Canıma et misin?
Canımdan etmeye sebep mi?
Sen seç,
Dudağımdaki ıslaklığın kurutulacaktır bir başkası tarafından er-geç..
Ömür boyu kalır mısın yanımda,
Yoksa ölüm boyu kahır mısın hayatıma?
Canıma et misin?
Canımdan etmeye sebep mi? |
| |
|
|
| dlk |
Mesaj Tarihi 05.05.2010 19:43
|

Aktif Üye

Mesaj Sayısı: 45
Katılım Tarihi: 02.02.10
|
BİRSEY VAR ARAMIZDA
SENİN GÖZLERİNDEN BELLİ
BENİM YANAN YÜZÜMDEN
SUSUYORUZ;ARADA BİR
GÜLÜSEREK BASLIYORUZ SÖZE
NE KADAR GİZLESEK NAFİLE
BİR SEY VAR ARAMIZDA
SENİN GÖZLERİNDE ISILDIYOR
BENİM DİLİMİN UCUNDA... |
| |
|
|
| dlk |
Mesaj Tarihi 05.05.2010 19:44
|

Aktif Üye

Mesaj Sayısı: 45
Katılım Tarihi: 02.02.10
|
NE HASTA BEKLERDİ SABAHI
NE TAZE ÖLÜYÜ MEZAR
NE DE SEYTAN BİR GÜNAHI
BENİM SENİ BEKLEDİĞİM KADAR... |
| |
|
|
| dlk |
Mesaj Tarihi 05.05.2010 19:48
|

Aktif Üye

Mesaj Sayısı: 45
Katılım Tarihi: 02.02.10
|
benim favori siirlerlmden 
GÖZLERİNE BAKTIĞIM ZAMAN
SONSUZLUGU GÖREBİLMELİYİM
PARMAKLARIM DUDAKLARINDA DOLASIRKEN
SONSUZLUGA DOKUNMALI
KONUSTUGUN ZAMAN,
SONSUZLUGUN SESİNİ DİNLEMELİYİM
BİR İSTİFHAM GİBİ EĞİLİP
SENİ BİR İSTİFHAM GİBİ ÖPMELİYİM
İKİ ELİN KANDA OLSA
GELMELİSİN...
|
| |
|